MENÜ
  • Harikalar Diyarı

Harikalar Diyarı

Mezunumuz Claudia Roditi’nin L’Officiel dergisinde yayınlanan röportajını buradan okuyabilirsiniz.

03 Ocak 2017
Harikalar Diyarı

"Kutlamaları pastalarımla renklendirmek ve insanların mutlu günlerini paylaşmak harika bir his" diyor Claudia Roditi. Arnavutköy'deki pastanesi Vanilla Rococo'dan çıkan tatlıların lezzetli dünyasına dalıyoruz...

Çocukluğumdan beri tatlıya ve çikolataya karşı hep bir zaafım vardı. Bu anlamda yeni lezzetler tatmak ve yeni mekanlar keşfetmek benim için hep heyecan verici olmuştur. Vanilla Rococo da yeni keşiflerimden biri. Ortamı saran çikolata kokusuyla, vitrini süsleyen birbirinden lezzetli tatlıları ve pastalarıyla bu cennetvari yerin yaratıcısı Claudia Roditi. Kendisi, Yeditepe Üniversitesi Moda Tasarımı bölümünden mezun olduktan sonra Cengiz Abazoğlu'nda staj yapmış, ardından Nişantaşı'ndaki bazı butiklere mezuniyet koleksiyonu hazırlamış ve ünlü isimlere stil danışmanlığı yapmış. Bu esnada pastacılık üzerine katıldığı vvorkshop'lardan çok keyif almaya başlayınca, bunu bir hobi olmanın ötesine taşımak için Mutfak Sanatları Akademisi'nde Profesyonel Ekmekçilik ve Pastacılık Eğitimi, ardından da Profesyonel Yiyecek-İçecek İşletmeciliği eğitimi almış.

Bebek'te Rococo adında bir atölye açmış ve pastalar tasarlamaya başlamış. Deyim yerindeyse "eserleriyle" kısa zamanda ünlenmiş ve yoğun sipariş taleplerini karşılayabilmek için Ulus'taki Vanilla Bakery'i devralmış, ardından da misafirlerini daha rahat ağırlayabilmek için atölyesini Arnavutköy'e taşımış. "Her bir tatlımı mücevher gibi tasarlıyorum" diyen Claudia, şimdilerde bu minik ama samimi yerde muazzam lezzetler yaralıyor. Kişiselleştirilebilir pastalar "Vanilla Rococo, butik bir pastane ve sipariş üzerine çalışıyor. Klasik pastanelerin aksine, şekerli ve hamurlu pasta süslemelerinden uzak durup, bunlara alternatif olarak gerçek çiçekler, Buttercream ve çok lezzetli ganajlar kullanıyoruz. Pastalarımızı oluştururken de pandispanya yerine Devil's Food Cake dediğimiz ıslak kek kullanıyoruz. Bu kekin ara katmanları için yağ, şeker ve katkı maddesi yerine sadece çikolata ve kremadan hazırladığımız ganajları tercih ediyoruz. Ayrıca müşteriye kendi pastasını oluşturma imkanı da veriyoruz. Pastanın içinde ve dışmda neler kullanılacağından, Pantone'den renk seçerek üzerine neler ekleneceğine kadar herşeye müşteri karar verebiliyor. Macaron'lar, gerçek çiçekler, Happy Birthday çubukları, altm yapraklar gibi sayamayacağım kadar çok seçenek var." Yenilebilir tasarım "Bugün birçok kişi davetlerde pastalarımızı gördüğünde bize ait olduğunu anlayabiliyor. Dolayısıyla tasarımlarımız bir nevi imzamız oldu diyebilirim. Tabii, bu noktada müşterilerin de istekleri tasarımlarımızı şekillendiriyor; pastalarımızı onlardan gelen taleplerle kendi çizgimizden uzaklaşmadan oluşturuyoruz. Bir de yarattığımız şey kalıcı değil; yenilebilir bir tasarım yapıyoruz, dolayısıyla sürekli yenilenme zorunluluğu kendimle yarışmamı sağlıyor.

Düşünsenize, siz bir kıyafet tasarlıyorsunuz, o sonsuza kadar orada duruyor ama dünyanın en güzel pastasını bile yapsanız 1 gün sonra yok oluyor, kelebeğin ömrü gibi! Bu da işin eğlenceli yanı." İlk deneme "Yemek yapmayı ve yeni tatlar denemeyi her zaman çok sevdim. Fakat yemek yapma konusunda biraz sabırsız olduğumdan, çabuk hazırlanan yemekleri daha çok tercih ediyordum. Küçükken sürekli babaannemin verdiği tarifle elmalı tart yapardım. İlk denememde bile harika olmuştu, fakat bir gün yanlışlıkla içine şeker yerine tuz koymuştum. O kadar kötü olmuştu ki, elmalı tarttan bir süreliğine soğumuş, yeni reçeteler denemeye başlamıştım." "Vanilla Rococo'daki vitrinimizde brownie'miz dışında her şey değişken, canımız o gün ne çekerse, mevsiminde ne güzelse ve havaya en çok ne yakışıyorsa onu koyuyoruz."