MENÜ
  • KASE NO.16’NIN ARKASINDA MSA’LI BİR EKİP VAR | MSA

KASE NO.16’NIN ARKASINDA MSA’LI BİR EKİP VAR

Henüz bir yıllık geçmişine karşın konsepti ve deneysel yemekleriyle adından söz ettirmeyi başaran Kase No:16’nın arkasında Mutfak Sanatları Akademisi’nden mezun bir ekip var. Şimdi gelin onları daha yakından tanıyalım.

09 Ocak 2018
KASE NO.16’NIN ARKASINDA MSA’LI BİR EKİP VAR

Postkolik, 09.01.2018

Tam bir sene önce kapılarını açan Kase No.16, farklı konseptiyle kısa sürede Teşvikiye’nin popüler mekanlarından biri olmayı başardı. Müşterilerine renkli kaseler içinde dünya mutfağından lezzetli örnekleri sunan bu şirin restoran, sadece güzel yemekleriyle değil, şık dekorasyonuyla da dikkat çekiyor. Kase No.16’nın başarısının arkasında ise, Mutfak Sanatları Akademisi’nde eğitimini tamamlamış bir ekip yatıyor. Şöyle ki, Kase’nin iki işletmecisinden biri olan Özge Baştuğ Ünal, MSA’lı. Mutfaktaki ekibinin tamamı da aynı şekilde MSA mezunu. Dolayısıyla Kase No.16’da aynı dili konuşan bir ekip iş başında. Restoranın çok sevilen deneysel lezzetlerinin arkasındaki isimler ise, Esra Balabanlı ve Damla Kaner.

YOLLARI MUTFAKTA KESİŞMİŞ

Damla Kaner, aslen Psikoloji mezunu. Üniversite eğitimini Kıbrıs’ta almış ve mutfağa da ilk kez yaz aylarında Kıbrıs’ta çalıştığı bir otelde adım atmış. Fakat o kısa süreli tecrübe bile, ileride ne iş yapmak istediğini anlamasına neden olmuş. İstanbul’a dönüşünde aşçı olarak kariyer yapmayı kafasına koyan Damla, 2013’te MSA’nın “Chef&Owner - Profesyonel Aşçılık ve Yiyecek-İçecek İşletmeciliği” programına yazılmış. Dört aylık teorik eğitimin ardından dört aylık stajını da MSA mutfağında gerçekleştiren Damla, stajını MSA’da yapmasının en büyük şansı olduğunu söylüyor. Stajın ardından MSA’nın Çırağan Palace Kempinski’de iki aylığına açtığı pop-up restoranda da çalışan ve ardından kariyerine Tom’s Kitchen’da devam eden Damla, iki yıllık bu otel deneyimin ardından MSA’da bir dönem eğitmen şeflik yapmış Mürşit Göksüzoğlu’nun genel koordinatörlüğünü yaptığı La Scarpetta’da işe girmiş. Zaten kendisinden beş ay kadar önce orada çalışmaya başlayan Esra ile de yolu böyle kesişmiş.

Damla’ya göre aşçılık alanında kariyer yapmaya daha ileriki yaşlarda karar veren Esra ise, üç yıllık hukuk eğitimin ardından, bölüm değiştirip iktisattan mezun olmuş. Mezuniyetinin ardından yaklaşık beş sene de dış ticaretle uğraşmış. Fakat Esra bu süre zarfında 2009 ve 2011’de MSA’ya gidip programlar hakkında bilgi aldığını söylüyor. 2013’te kesin kararını verip, “Profesyonel Aşçılık” programına kaydolmuş ve hayatında kendi deyimiyle yepyeni bir sayfa açmış. MSA’nın o dönemki restoranı Okulun Mutfağı’nda staj yapmanın başına gelen en iyi şeylerden biri olduğunu söyleyen Esra, “Zorlu bir süreçti ama piyasaya çıktığımda bunun artısını fazlasıyla gördüm. Bugün yeniden MSA’ya gitsem, stajımı yine mutfakta yapardım” diyor. Stajın ardından Fransız ve Akdeniz restoranı Fumeé ile İtalyan restoranı olan La Scarpetta’da çalışan Esra, bu süreci “Farklı ülkelerin mutfaklarında iyi şefler ve danışmanlarla çalışarak kendimi özellikle dünya mutfağı konusunda geliştirdim” açıklamasında bulunuyor.

FÜZYON LEZZETLER

Kase No.16’nın kuruluşunda dört isim rol almış. Özge Baştuğ Ünal ve Aynur Gencer Sarı işletmeci olarak yer alırken, Esra ve Damla konsept ve menü danışmanlığı vermişler. Aynı zamanda mutfak ekibinin başında çalışmaya devam etmişler. Kase No.16’da birçok restoranda olduğu gibi geniş bir menü olmasa da, Çin mutfağından Hint yemeklerine uzanan farklı lezzetler var. En güzel noktalardan biri de, dünya mutfaklarının farklı lezzetlerini tek bir kaseye sığdırdığı özel menü seçenekleri. Restoranın menüsü, tamamen Esra ve Damla’nın yaratıcılığıyla ortaya çıkmış. Hem Esra’nın hem de Damla’nın stajlarını MSA mutfağında yapması ve özellikle staj döneminde dünya mutfağıyla daha fazla haşır neşir olması, bu konuda işlerini bir hayli kolaylaştırmış.

İki ay önce üçüncü kez menülerini yenilediklerini söyleyen Esra, “Mutfağımız küçük olsa da, MSA’da gördüğümüz bütün ekipmanları ve pişirme tekniklerini bire bir kullanma şansına sahibiz. Ayrıca bundan önce çalıştığımız yerlerdeki hiçbir reçeteyi Kase’de kullanmıyoruz. Bir hayli kafa patlatıyoruz ama bunun sonunca da ortaya yepyeni lezzetler çıkarıyoruz. Böyle olunca da, bize gelen bir misafir, daha önce hiçbir yerde görmediği bir yemekle karşılaşıyor. Damla ile beni en çok tatmin eden noktalardan biri de zaten bu” yorumunda bulunuyor.